Tavaf ve Sa’yin Hikmetleri

Tavaf ve Sa’yin Hikmetleri

HacumreBurada
(13.2.2018)

Tavaf ve Sa’yin Hikmetleri

Her yıl milyonlarca Müslüman akın akın kutsal toprakları ziyaret ediyor, İslam dünyasının kalbi olan Kâbe’yi görmek ve ona yüz sürebilmek için can atıyorlar. Lebbeyk sedaları gök kubbede yankılanıyor.

Umre ibadeti için gelen Müslümanlar, ihramlı bir şekilde Kâbe’nin etrafını tavaf ediyor daha sonra Safa-Merve arasında sa’y ediyorlar. Hac için gelen Müslümanlar ise tavaf ve sa’ye ilaveten vakfe, kurban kesme, şeytan taşlama gibi ilave görevler ifa ederek günahlarından arınmış olmanın huzuruyla beldelerine geri dönüyorlar.

Peki, bu ibadetlerin bize sağladığı manevi huzur yanında, vermek istedikleri bir mesaj da var mıdır? İki ibadette de ortak yön olan tavaf ve sa’yin hikmeti nedir? Vakfe niçin yapılır? Şeytan taşlamanın bize verdiği ders nedir? Kurban ibadeti neden meşru kılınmıştır? Bu sorulara mutlaka bir cevap verilmelidir ki hac ve umre yolculuğundan azami fayda temin edilebilsin. Konuyu sınırlamak bakımından biz bu yazıda sadece tavaf ve sa’yin hikmetlerini ele alacağız.

Tavafın hikmetleri

Tavaf  belli şartlara riayet ederek Beytullah’ın etrafında yedi defa dönmektir. Öncelikle Kâbe solumuzda kalacak şekilde Hacerü’l Esved hizasına gelinir. Niyet ve selamlama yapılarak tavafa başlanır. Tüm insanlar aynı yönde hareket etmektedir. Dillerden “lebbeyk” nidaları dökülmekte, en içten dualar terennüm edilmektedir. Gönüller âlemlerin rabbine yönelmiştir.  Bir insan selinin içerisinde kimlikler önemini yitirmiştir. Herkes sade bir kuldur. Herkesin amacı günahlarının mağfiret edilmesidir. Işığın etrafında dönen pervaneler gibi yaratanın evinin etrafında dönülmektedir.

Tavaf  Müslümanlara tek vucut olmayı ve aynı gaye etrafında hareket etme bilincini öğretmektedir. Dönme hareketi canlılığı temsil etmektedir. Dönme hareketinin kesintisiz olması ise tevhidi temsil etmektedir.

Sa’yin hikmetleri

Tavafın arkasından Müslümanlar Safa Merve arasında sa’y etmek için hareket ederler. Hatıralarda tarihi bir hadise canlanır. Hz. İbrahim asırlar önce bu topraklara gelmiş ve eşi Hz Hacer ve oğlu İsmail’i o zamanlar henüz kimsenin yaşamadığı kurak topraklara bırakmıştı. Bunun Allah’ın iradesi ile olduğunu öğrenen Hacer validemizin kalbi mutmain olsa da bir müddet sonra içecek suları bitti. Anne yavrusu için su bulma telaşı ile bir o tepeye bir bu tepeye koşuşturmaya başlamışken, Allah yardımını göndermiş ve Hz. İsmail’in ayağının dibinden zemzem suyu kaynamaya başlamıştı.

Hacer validemiz bu arayış için yedi defa Safa Merve arasında koşarcasına yürümüştü. Hacılar ve umreciler de Safa Merve arasındaki bu yürüyüşü tekrar ederler. Hacer validemiz su arıyordu, acaba Müslümanlar ne aramaktadır?

Sa’y ibadeti Hz Hacer’in teslimiyetini aramamızı öğütlemektedir. Tevekkülün manasını ve Allaha emanet edilenin zayi olmayacağını talim etmektedir bizlere. Her şeyin bittiğini sandığımız anda Allah’tan ümidin kesilmeyeceğini ve onun bir çıkış kapısı açacağını göstermektedir.

İbadetler Allah emrettiği için kulluk vazifemizin bir nişanesi olarak icra edilirler. Ancak onların meşru kılınmasının hikmetlerini araştırmak ve öğrenmek bizi daha olgun bir mümin yapar. Rabbimizin izin verdiği ölçüde tavaf ve sa’yin hikmetlerini anlatmaya gayret ettik, umarız istafede edersiniz.

 



YORUMLAR

İlk yorum yapan siz olun.

Yorum yapmak ve puan vermek için lütfen üye girişi yapın.

YORUM YAP